içim dışım bir değil!

geride bıraktığımız mevsimi üç elbise, iki şort, bir blue jean'le geçirdiğim halde dolaplarımın neden bu kadar kalabalık olduğunu, alışveriş yapmayı hala ögrenemediğim acı gerçeğiyle açıklayabiliyorum. zira dolap raflarında ve askılarda hiç giyilmemiş kıyafetleri, bir türlü çıkamadığım hatta birlikte doğmuş bile olabileceğimi düşündüğüm sevgili depresyonumun evime taşıdığını düşünmek haksızlık olur. o kalabalık yerlerden çok eve kapatıyor.

sessiz sedasız kazaklarımın itina ile sıralandığı bölüme gözüm her takıldığında, kullandığım yıllara ait bir şeyler fısıldamaya çalışıyorlar sanki. yıllardır dokunmuyorum. onları giyen ben miydim emin değilim o kadar yabancı görünüyorlar ki. sahi artık kazak giyilmiyor mu? takıldıkça takıldığım, hatta duygusal bir bağ yarattığım eşyalarım da etrafımdakiler tarafından "üniforma" yorumunu çoktaan almıştır. hatta yaz-kış giydiğim elbiselerim var, benzerlerini ya da daha güzellerini bulana kadar da hiç sorun etmeyecek gibi görünüyorum.

ve tabii renk paleti... çok değil iki yıl öncesine kadar, siyah, beyaz-bej ve gri renkler dışında renk ilişmemiş üzerime. hala pek bir şey degişmiş değil ama yirmili yaşları devirdikten sonra, mavi ve kırmızı uzun çoraplarım, canlı bir bordo ceket bir de mavi bir ayakkabım oldu. geriye dönüp baktığımda, siyah-beyaz dolaştığım günlerde yaptığım resimlerde renkler ne kadar canlıysa, bugün onları üzerime almışım ve resimlerimde renkler ara tonlara kaymış. şimdi fonda hep gri, bej...

içine bir kez bile girmediğim -alırken dahi- çiçekli elbise. nasıl bir ruh haliyle aldım çok merak ediyorum. ne renkler ne de desen...


neyin altına giysem kendimi çiçek gibi hissettiğim yegane tıkırdaklarım....


acımasız babetler, sadece bir kez giyebildim. en pahalısı da, ucuzu da sanırım farksız. cantada bir kutu flaster ve sıkıntılı can acısı...


hiç göstermek istemediğim ince bileklerimi saran gladyatörlerim... sanki benim için düşünülmüş :)


bu yıl da beni bırakmasın istediğim dorothy perkins'lerim... içi dışı yumuşacık, asla terletmeyen çorapsız giyebildiğim tek pabucum...

giydiğimde gezdikçe gezesim gelen yine yumuşacıklarım...


kardeşini seç sitesine göz attım yine dün gece, ekranın karşısında zırıl zırıl ağladım... bu hafta sonu giymediğim eşyaları dolabımdan iki ayrı koliye yerleştireceğim... uzak kentlerdeki gönül kardeşlerimle paylaşmak için.

17 yorum:

  1. Çok beğendim yazını hos ben her yazıgını her cızıp, cektıgını begenıyorum ya :)
    ama bır baska nokta var sonunda aynı şeyi yaptıgımız paylasmak ihtıyac sahıplerıne yardımda bulunmak işte bu sarılıyorum sımdı sana :)

    YanıtlaSil
  2. Meralcim; başarılı olduğum bir konu var ki, açıkça söylemeliyim gardrop detoksu... Öyle ki çoğu zaman aradığım bir kıyafeti bulmak için her yeri alt üst eder, sonra da ağlamaklı bir ruh haliyle hatırlarım artık bende olmadığını:)ah ben de bunun bir ortasını bulabilsem:(
    Bu arada benim de aynı seninkilere benzeyen cart mavi bir çift babetim var, ve flastersiz giymek mümkün değil:(

    YanıtlaSil
  3. 2007 Aralık ayında yılbaşı yemeği için alınıp sadece 3-4 saat giydiğim babetleri 2 gün önce şirket yemeğine giderkende giydim.Masanın altında hep çıkardım ayaklarımı ve dönerken senmi inat benmi inat deyip çiğnedim onları ve üstlerine bastım :D.Benimde neden aldığımı anlayamadığım değişik türden eşyalarım var sanırım. :)

    YanıtlaSil
  4. böyle postlarını ayrı seviyorum cancağızım.
    hayatına ait detayları öğrenmek çok güzel birşey.
    benim de Urfa'dan kardeşim var, ona birşeyler göndermek, ondan mektup almak çok keyifli.
    not: çiçekli elbiseni çok beğendim, kesinlikle giymelisin onuu.
    mucuk.

    YanıtlaSil
  5. aslında elbise güzel.. belki tarzımı değiştireyim dediğin bir zmnda almışsındır:)
    dolap konusunda bende senden farksızım. bir yanda üiformalarım diğer yanda alıp giyilmemiş eşyalar.
    yalnız bnm hiç bir ayakkabım rahat değil :(

    YanıtlaSil
  6. ceyda'cigim, ben de sariliyorum sana cok tesekkurler :)

    ayse'cigim, gardrop detoksu harikaymiş. bakalim ben ne kadar başarılı olacagım :) ya ben o kadar cok severek aldım ki bu mavisleri :( sevilen seyler hep can yakmak zorunda sanki :(

    ashley, o kadar tanidik geliyor ki o ruh hali :) cok iyi yapmissin... ben de bir düğünden pabuclarim elimde dönmüştüm...

    burcakcim, benim minnosum da van'da. gectigimiz hafta geldi mektubu hala yazamadim yanit. bu gunler mahcubum biraz ona ama kendimi affettirecek bir surprizim var... cicekliyi senin icin giyecegim bir kez... senin icin ama :)

    seyhan, ne kadar önemliymis o ayakkabi rahatligi ben de yeni ogrendim. rahatsiz mi ayagimi sokmuyorum artik :)

    cok sevgiler,

    YanıtlaSil
  7. çok güzel bir post oldu bu şimdi meralcim ama! -nasıl düşük bir cümledir bu böyle!- :)

    ben de son yıllarda dolabımda alıp alıp giymediğim onlarca kıyafeti ihtiyaç sahiplerine ulaştırmanın haklı gururunu yaşıyorum yılda iki kez!
    yaza girerken kış, kışa girerken yaz! :)
    takdire şayandır yapılanlar!
    can kurban bu temiz,paylaşımcı,iyi niyete :)

    YanıtlaSil
  8. Yazın da fotoğrafların da ayrı güzel olmuş.Bense tam aksine hiç bir şey saklamam fazladan, giymediğim şey anında atılır bir adı var mıdır bunun bilmiyorum ama evden bir fazlalık atınca çok rahatlayanlardanım ben :)

    YanıtlaSil
  9. yeşom, meleksin sen! ben de düşük cümle delisi :)

    pastelve pastel, cok tesekkur ederim, begenmenize sevindim... annem de sizin gibidir, "bunlari gondermezsen yenisi gelmez" der bi de :)

    sevgiler,

    YanıtlaSil
  10. Alışveriş yapmayı bilmeyen bir kadın ben değilim bunu öğrendim, sevinemedim ama olsun :)
    O ayakkabıları ne güzel dizmişsin, fotoğrafta da altlarında yazanlarda da hayat var, yaşanmışlık var.

    Ben de çok yakınlarda kıyafet temizliği yapıp, ihtiyacı olan birilerine verdim giymediklerimi. O huzur ve hafiflik paha biçilmez oluyor gerçekten.

    YanıtlaSil
  11. Süpersin, bahsettiğin siteyi ilk kez görüyorum. Bir de böyle şeyleri biliyor geçinirim...
    Gainsbourg'u henüz bulamadım ama aklımda :)
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
  12. herşeyiyle harika bir post Meralcim, hem hayatından ufacık detayları anlatmışsın, hem bunları güzel karelerinle renklendirmişsin, hem de sonunda benim de çok dikkat ettiğim güzel bir dayanışmaya yer vermişsin.. tebrik ediyorum canım seni :)

    YanıtlaSil
  13. aida, bazan kacbiliyor gozden. gainsbourg icin cok tesekkurler cok incesin :)

    sevgiler,

    nilaycim, cok tesekkurlerler. umarim boyle seylere ayiracak daha fazla imkanimiz ve zamanimiz olur...

    cok sevgiler,

    YanıtlaSil
  14. Meralcik,
    son aylarda Feng Shui , Feng Shui diyerek evde hic bir $ey birakmadim. Cook iyi geliyor insana.
    -aa $u anda bir kizilgerdan geldi balkona, ardindan da siyah ku$ (black bird) geldi ve civildadi biraz. yaaa yaaaa, ben de istiyorummm diye bagiracaksin biliyorum, in$allah senin balkonuna da gelirler !! . ku$ delisi ki$ilik devreye girdi,cikti-
    her ay evi elden geciriyorum, siki kontrol altinda her $ey. kullanilmayanlar gidiyor. zaten hepsi birer materyalden ba$ka bir $ey , degil mi? Less is more `un güzel bir Türkce cevirisi var mi??
    O insanin canina okuyan babetlerden bende de vardi, bir kac kere giydikten sonra attim -cöpe attim, yasak olmasina ragmen.Gözüm o anda ne yasak, ne dogaya zarar gördü o an-. o sinirle onu yakmak istedim aslinda :-D
    giysileri kolaya kacip cöpe atmak yerine biraz fazla enerji sarfedip kullanabilecek insanlara ula$tirmak güzel ve bilincli bir davrani$. Ke$ke herkes öyle yapsa.
    not: babetlerin o feci sert arka kismini cekicle darbeleriyle belki biraz yumusatabilirsin.
    ---
    kozalaklar :-D
    ---

    YanıtlaSil
  15. asli'cigim cok tesekkurler :) o duygu paha bicilmez gercekten! cok sevgiler...

    hayalci, hayranim senin kuslarina :) ben de disipline olacagim bu konuda kararliyim bakalim. babetler katil gibiler gercekten ayagimin arkasinda gectigimiz yildan bir iz tasiyorum :( insanin gozunu dondurebiliyorlar...

    kozalaklar bu evin cicekleri artik :)

    YanıtlaSil
  16. Yazinizi okadar begendimki,bitirdikten sonra,sanki yeni goruyormus edasiyla ertesi gun tekrar okudum.
    Fotograflarda cok hos olmus kesinlikle..

    YanıtlaSil
  17. sevgili peritozu, sanirim bu benim hayatim boyunca aldigim en guzel iltifat :)

    tesekkur ederim...

    cok sevgiler,

    YanıtlaSil